Aile şirketlerinde sadakati genellikle kalıcı bir şey gibi konuşuruz. Kazanılan, kökleşen, değişmeyen bir şey.

Oysa sadakat sabit değil. Çoğu zaman doğru olana doğru değil — güvenli hissettirene doğru kayıyor.

Aile şirketlerindeki asıl mesele strateji değil, kaygıyı yönetme kapasitesidir. Bu kaygı yönetilmediğinde ortadan kalkmıyor — ilişkileri yeniden biçimlendiriyor. İnsanlar farklı eksenlerde hizalanmaya başlıyor.

Baskı altında sistemler, kendilerini rahatsız edici gerçeklerden korumak için inkâr ve kaçınma gibi savunma mekanizmalarına başvuruyor.

Netlik "fazla ileri gitmek" hâline geliyor. Doğrudan konuşmak "kaba davranış" sayılıyor. Sessiz kalmak, söz söylemekten daha güvenli görünmeye başlıyor.

Dışarıdan bakıldığında bu bir çelişki gibi durabilir. İçeriden bakıldığında ise çoğu zaman bir uyum biçimidir.

Soru yalnızca kimin değiştiği değil: Güvensizlik ortamında sadakate ne olur? Ve bulunduğunuz yerde kalmaya devam etmenin size gerçek maliyeti nedir?

Alev Yakal Şahlan

Perspektiflere Dön →